10 Eylül 2009 Perşembe

ah bir jokeeer.. fazla meğer'leme yorulursun.

Dere yataklarım kurumadan,en yumuşağından yeni minderler şöyle -ıslak,kokusu yağmur sonrası olanından-çimlerime.Bu bahar sonun başlangıcı deseler de , ben ilkbaharın türevi olarak yer etsin istiyorum akışımda .En incesinden tüller olsun illa olacaksa,illa kaplayacaksa da içimi.Süzmeden önce son kez bakıp lanet okuyabilirim aslında.Ama yine de ağaç kırmızıya döner baharda sonuçta(Işıklar turuncuya boyadı ağaçları ve Buda'nın öğretileri yansıdı yanıbaşıma..)Peki ya benim turunç elbisem emanet gibi durursa?..Bugüne kadar fazla mı şanslıydım,çok mu joker geldi de ''benmişim gibi'' savruk kullandım?Bu bilip de bilinmezliklerim olmasa püff'lesem de karışsa yaldızlı delikten havaya. . .

Solumak istemiyorum;içim sıcak,dışarısı soğuk;buğulandım.Dıştan içe sürülerce yazılar,bir kenara ''notlanmış'' NOT(nat)'lar.Ama ben miyim bu?Ama ben değilim,ben miyim?, diye sayıklarken first sakızıma yapıştı first defa cümleler ve tükürüklerimle yoğurup yuttum,çıkamamak üzere kaybolup gittiler. Belki de yapışıp kaldılar midemin bi köşesine: tüm sindirim sorunlarım, şişkinliğim ondan. . .

''Budist rahibin suya okumasıyla dualar,su kristalleri parlar da parlarlar''. Beni de mi okutmak lazım su gibi aziz olayım..Yonca desenli kuzine taklidi sobamda ellerimi ısıtırken düşünekalmışım.Bir uyandım tam da ayaklarımı korkuluğuma sarkıtmış,suya daldırmış gibi ''LAAALA LAAALA LAAAAAAAA'' diye neşemi bağırıyordum.Ama yine rüyaya uyandım.Zincirleme rüya kazası.Hem dipdiri,hem iç gıcıklayıcı.O yeşile kanatlandığımı bir görebilsem..miyop ben.


-YAMACIIIIIIII!! RENK RENK YAMALARIM VAAAAAAR. YAMA ALINIR. YAMA YAPILIIIIIIR!

-Heeeeey! Bakar mısınıız göz adesesi yamalıyorsunuz diğ mi??

Sokak boşluğundan bir ses daha:

-ESKİCİİİİİİİİİİİ!!

Deforme olmuş bu yankılar sonra sonra şehr-i çöplükte hayat bulmuş. . .

Birisi de içinden sövmüş sövmüş de kilitlenmiş ipek böceği kozasına iki haftalığına. .

NOT-1: AYA GİDİLECEK.(2.sinden 5 önceki bu,balonunu gükyüzüyle paylaşan çocuğun deyimiyle)


Barış,sabah karanlığından çok, gölgeli gotik şatolar üzerine ışımış.Öylesine kii,görmeyen gözler bile ellerini kapamış,derin çukurlarına saklanmış.Buzdan heykeltraşlar oluvermiş,anıtlara kazınsın, beynelmilel olsun da soğurmadığı yıldız kalmasın diye.Tütün -kolonyasından(!) mı ne- koktu ellerim yine. .
Sevmezmişim meğer . Oldum kolera tifora. .
Sevilirmiş meğer.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder