10 Eylül 2009 Perşembe

minik algılayışlar vardı hani;ben küçüktüm..ŞEKER PORTAKALI'NDAN :-)

Evet yapacaktım bunu.Küçük isa beni neden sevmiyordu? O ki,doğduğu ahırda bulunan öküzü ve eşeği bile sevmişti.Ama ben,hayır.Belki de,şeytanın vaftiz çocuğu olduğum için benden öç alıyordu.Ama Luis hak etmişti bunu,çünkü o bir melekti.Gökyüzünün melekleri ondan daha tatlı olamazlardı..

Bütün iskambil kağıtlarını öğrenmiştim.Ama valeleri pek sevmiyordum.Nedendir bilmem,kralın uşağı gibi bir görünüşleri vardı!

''Küçük şeytanımı çekmeceye kilitlediğimi ve okulda başka bir çocuk olduğumu söylüyordu.''


Minguinho'ya bakıyordum,paçavralardan yapılma bir bebek gibi suskundu bunları dinlerken. . .


-Büyüdüğüm zaman şair olmak,kelebek boyunbağı takmak istiyorum.Kelebek boyunbağımla resim çektireceğim.
-Neden kelebek boyunbağı?
-ÇÜnkü insan kelebek boyunbağı olmadan şair olamaz.Edmundo Dayı bana dergideki şair resimlerini gösterdi,hepsinin kelebek boyunbağı var..

Kendimi yeryüzünün en talihsiz kişisi sayıyordum.Üzerinde iskoç melek resimleri bulunan likör şişelerini anımsıyorum.Bana kala kala , o en arkadaki,neredeyse kanatsız olan kalmıştı.Görüntüsü bile olmayan dördüncü iskoç meleği..Evet,ben hep sonuncuydum.Büyüdüğüm zaman görecekti onlar.Amazon yöresinde bir orman satın alacaktım,gökyüzüne değen bütün ağaçlar benim olacaktı.Üzerinde yığınla melek bulunan bir mağaza dolusu şişe satın alacaktım,kimseye bir kanat ucu bile vermeyecektim. .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder