10 Eylül 2009 Perşembe

-on the road-_jack kerouac

..Düzlüklerde geçen karanlık ve tozlu geceler geliyordu gözümün önüne,etrafta amaçsızca dolanan Nebraskalı ailelerin suratları,onların herşeye korkuyla bakan pembe yanaklı çocukları.Eminim onları ucuz panayır hileleriyle üçkağıda getiren tastamam bir şeytan gibi hissederdim kendimi.Hele dümdüz alanın karanlığında devinen dönme dolap,ve yüce Tanrım,atlı karıncanın hüzünlü müziği ve bir de amacına ulaşmak isterken yaldızlı bir karavana tıkılıp çuval bezinden bir yatakta uyuyan ben..

...Güneş ala çalmaya başladığında uyandım.Bu,hayatımın en değişik,en garip anıydı,kim olduğumu bilmiyordum-evimden uzakta,devamlı yollarda olmaktan bitap düşmüştüm ve daha önce görmediğim ucuz bir otel odasında yatıyordum..Korkmuyordum,sadece başka biriydim,bir yabancı;ve tüm hayatım tekinsiz bir hayattı,bir hayaletin hayatı.Amerika'nın ortasında,gençliğimin doğusu ile geleceğimin batısını ayıran çizgideydim;belki de olanlar bu yüzden tam orada ve o zaman oldu,o garip kızıl öğleden sonra...

...

1 yorum: