16 Aralık 2009 Çarşamba

kırmızı başlıklı yazı (''şekerleme''si)

soluk borumun en ücra köşesine yapışsana,rahatsızlık ver; şu boğazımı tıkayan acımsı hava kütlesi gibi. içimi gıdıkla ,kahkahalarda boğulasım var. parmak uçlarımda yalan söylüyorum belki, retro bir karede. bugün tırnaklarımı sevdim, sonra da çok sevdiğim için yedim-sonuç: tatlı mı tatlı mide spazmı!- içim(d)e battılar,    mürettebat; kayıplardalar. polaroid çekti canım,ama sen mıknatıs.canım mıknatıs, benim mıknatıs. balık balık bakmaktan ne zaman vazgeçicek bunlar!? balık Ike der ki: ''insan insan bakmaktan vazgeç artık''(cevap yok balık nemo- kayıp - )  ''sırf boğazımdaki lıkırtıyla oluşan melodiyi dinlemek için şişelerce içebilirim ''derdin.bense sadece lıkrdatırdım -parmak ucumda.- lıkır lıkır..sonra kahkaha..sonra öksürük;kırmızı surat--lı balon--lu çocuktur içimdeki,derdim burda sana kalsa. tam karolajlı sayfanın ortasında bir adet ''sen'' aranırdı, bulunamaz mıydı dıydıydı ?..tırırımtırırım. pekii her sayfa için ne kadar ağaca çığlık attırılıyo ki , ben bu saçmalama cesaretini kendimde buluyorum sayfalaaaaarca??? bak çığlığı bastı biri daha ! ağaçlar sussun diye: nokta  (.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder