25 Şubat 2010 Perşembe

kalabalık kokmak.

beynimde yükselen kalabalıklar arasında dolaşıp-kalaBalıklardaki balıklar da dahil bana-tüm sesli ve sessizlerin önce ağzına taze pamuk tıkayıp tiz bir çığlıkla bantladıktan sonra kendilerine tanıdığım tüm hakları geri alıyor;beynimin loblarını cimcikleyen ,''çoğulluktan koparılmış'' kalabalığı-kalaBalık kokusuna dayanamayanlardan değilim oysa- üfleyerek biçimlendirip yontuyor ve Kafka'nın  omzunda kaybolarak yarattığım dünyayı tanımlamaya çalışarak ,avuç avuç bulut yiyorum. nefes molaları olmaksızın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder